CANLI
Yükleniyor Veriler getiriliyor…
/ Proje / Detay
Proje

Ökse Otu (Viscum album L.) Ekstraktının Rat Aortik İskemi-Reperfüzyon Modelinde Uzak Organ Hasarı Üzerine Koruyucu Etkilerinin İncelenmesi

Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi
Tamamlandı Durum
2022 2024 Dönem
4.500.000 TÜRK LİRASI Bütçe

Proje Konusu

İskemi, perfüzyonun yeterli olmaması nedeniyle, dokuya gerekli olan oksijen ve diğer metabolitlerin dolaşım tarafından karşılanamaması ve meydana gelen artık ürünlerin yine dolaşım ile buradan uzaklaştırılamamasıdır. Reperfüzyon; şok, kardiyak arrest, kanama, vasküler, hepatik ve diğer ameliyatların neden olduğu iskemiden sonra yeniden düzelen kan akımıyla, dokulara O2 ve besinlerin geri dönmesinin sağlanmasıdır. İskemi-reperfüzyon (İ-R) trombolitik tedavi, koroner anjiyoplasti, transplantasyon, aort kros klemp kullanılan ameliyatlar ve kardiyopulmoner by-pass gibi klinikte çok çeşitli durumlarda meydana gelebilmektedir. İ-R; artmış oksidan oluşumu, kompleman aktivasyonu, lökosit-endotel-platelet adezyon ve etkileşimi, mikrovasküler geçirgenlik artışı, endotel bağımlı vazodilatasyon disfonksiyonu ve inflamatuar molekül (sitokin, kemokin) artışı ile karakterizedir. İ-R hasarının temel mekanizmaları; oksidatif stres, lökosit-endotel etkileşimi, nötrofil-endotel etkileşimi ve apoptozistir. Oksidatif stres sonucunda, hücresel metabolizma işleyişi bozulur, hücresel yaşlanma, inflamatuar hasarlar, oluşan moleküler yıkım ile birçoğu yaşamsal öneme sahip organlarda doku hasarı meydana gelir. Abdominal aort cerrahisi sırasında oluşan İ-R hasarının lokal ve sistemik etkileri mevcuttur. Doku reperfüzyonu sonucu, başlangıçtaki iskemik hasara katılmayan organlarda da hasar gelişerek, multiple organ disfonksiyon sendromu (MODS) oluşur. MODS'da oluşan sistemik inflamasyon hemen hemen her organda hasar oluşturabilir. İlk aşamada görülen olumsuzluk akciğer yetmezliği olarak görülebilir. MODS'a bağlı oluşan hasar sadece akciğerlerde değil, aynı zamanda karaciğer, böbrek, santral sinir sistemi, gastrointestinal sistem ve miyokartta da hasar oluşturabilmektedir. Serbest radikallerin oluşturduğu olumsuzlukları giderebilmek için birçok çalışmada kullanılan bitkilerden biri olan ökse otu (Viscum album L.), saçak köklerinin yardımıyla köknar, çam, ladin gibi iğne yapraklı; elma, erik, kayısı, kiraz gibi meyve; kavak, kestane, kızılağaç, meşe, söğüt gibi kışın yapraklarını döken ağaçların veya çalıların üzerinde yetişen yarı parazit bir bitkidir. Ökse otundan elde edilen farklı ekstraktlar vazodilatör, sedatif, diüretik gibi farmakolojik özellikleri nedeniyle halk arasında şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, sinir bozukluğu, damar tıkanıklığı, romatizma ağrıları ve eklem iltihabı gibi bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Ekstraktın hazırlanma şekli ve bitkinin üzerinde yaşadığı konakçı ağacın türüne göre bu ekstraktların kimyasal içerik açısından farklılık gösterdiği vurgulanmaktadır. Bu çalışmanın hipotezi; badem ökse otu metanol ekstraktının tek başına veya heparin ile kombine edilerek kullanıldığında, abdominal aortanın belli bir süre klemplenmesi sonucu oluşturulan geçici iskemi ve reperfüzyonu takiben; akciğer, böbrek, bağırsaklarda oluşabilecek oksidatif hasarın azaltılmasına yönelik, hastalarda takviye edici bitkisel bir preparat olarak kullanılıp kullanılamayacağını ortaya koymaktır. İ-R hasarı üzerine ökse otu ekstraktı kullanımı konusunda literatürde çok kısıtlı çalışmanın bulunması sebebiyle, araştırma projemizin muhtemel pozitif sonuçlarının bilimsel dergilerde makale olarak literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Proje Bilgileri

Proje TürüYükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi
KapsamULUSAL
Proje KonumuYürütücü
Proje Durumu Tamamlandı
Başlama Tarihi29 Ocak 2022
Bitiş Tarihi9 Aralık 2024
Bütçe 4.500.000 TÜRK LİRASI